Doğuda Yapılan Kazı Çalışmalarının Sonuçları

10 yıl önce 1998’de başlatılan Erzurum, Erzincan, Kars ve Iğdır’ı içerisine alan 50 bin 786 kilometrekarelik bir alanda 2 bin rakımda, 40 bilim adamıyla 10 yıldır devam ettirilen kazı çalışmalarını bu ekibin başında olan Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Alparslan Ceylan sonuçları anlattı.Doğudaki tarihi gelişmelere ışık tutacak olan bu çalışmaların sonuçları gerçekten ilginç."Milattan öncesine kadar Türk tarihinin Anadolu’da var olduğunun tespitini yapmış olduk"  diyen Ceylan bu 10 yıllık çalışmasını bir eserler yayınladı.

"Bu bölgede araştırma yapmak zor. Bu zorluklara rağmen, az da olsa daha önceden araştırma yapıldı. Bizim çalışmamız şimdiye kadar yapılanların en kapsamlısı, 1998 yılından itibaren başlatmış olduğumuz bu araştırma olmuştur. Çalıştığımız alan, ortalama rakımı 2 bin metredir. 2 bin metrede 1998’de başlattığımız araştırma Erzincan, Erzurum , Kars Iğdır bölgesini içerisine almıştır. Bunun dışında Ağrı’da Kültür Bakanlığı adına bir de, Ardahan Çıldır Akçakale kazısını yaptık.10 yıl önce Erzincan’da ilk başladığımızda Erzincan Valisi Rahmetli Yazıcıoğlu ile çalıştık. Gerçekten de büyük desteğini gördük, kendisini rahmetle anıyoruz. Zaman içerisinde yaklaşık 40’a yakın bilim adamı bu çalışmalarda yer aldı. 10 yılın sonunda 10. yıl adına bir kitap çıkardık. Bu kitap, çalışmaların bir mukaddimesidir. 5 cilt olarak planladığımız bu çalışmanın ilk kitabını oluşturuyor. Daha sonra Erzurum Kars, Erzincan, Iğdır ayrı ayrı daha geniş bir şekilde olacak. Bu kitaptaki çalışmalar için çalışma alanımız 50 bin 786 bin kilometrekarelik bir alanı oluşturuyor. 10 yılda bu çalışmalar için 300 bin kilometre yol yaptık. Çalışmalarda sadece benzin, barınma, yeme-içme masrafı gibi bir çok masraf var, bu masrafların bir kısmını Atatürk Üniversitesi, diğer kısımlarını DPT, Kültür Bakanlığı, bir kısmını da kendi imkanlarımızla gerçekleştirdik. Maliyeti çok yüksek. Ama ortalama olarak 300 bin YTL harcandığını tahmin ediyoruz"

Doğu Anadolu’nun tarihi ve arkeolojik bakımdan detaylı bilgiye sahip değildik. Sadece yazılı kaynaklarda geçen bilgilerle yetiniyorduk" diyen Doç. Dr. Ceylan, şunları söyledi:
"Yapmış olduğumuz araştırma ve kazılar sonucunda Anadolu tarihi ile ilgili önemli bilgilere ulaştık. Erzincan ile ilgili bilgilerimizde Altuntepe Pekeviç, Şirinlikale gibi birkaç yerleşim biriminden ibaretti. Şu an geldiğimiz noktada sadece Erzincan ve çevresinde 100’e yakın tarihi ve arkeolojik yerleşme yeri tespit ettik"

Yapılan çalışmalarla Anadolu’ya Türklerin geliş tarihinin 1071 olmadığının, çok daha eski olduğunun, yerleşimin çok daha eski tarihlerde oluştuğunun tarihi ve arkeolojik belgelerle ortaya konulduğunu anlatan Doç. Dr. Ceylan, "Bunlar, hem Türk tarihi açısından hem de Anadolu tarihi açısından çok önemli bilgilerdir. Milattan öncesine kadar Türk Tarihinin Anadolu’da var olduğunu anlamış olduk. Oltu’da, Tortum’da çok sayıda koyun-koç heykelleri bulduk. Kıpçak Türkleri’nin varlığıyla yeni belgeler elde ettik. Bunlar Kıpçak Türklerinden kalma eserler, bölgede çok sayıda daha var" dedi

Doç. Dr. Ceylan, çalışmayı 4 yılda tamamlamayı planladıklarını ancak 50 bin kilometre karelik alanın sadece yüzde 60’ını tamamladıklarını ifade ederek, "Bir 10 yıl daha çalışmamız gerekecek. Kıpçaklar, Oltu, Tortum, Narman bölgelerine yerleşmiş, Anadolu’ya Hıristiyan olarak gelmiş, sonradan Müslüman olmuşlar. Ama Gürcistan’daki Kıpçakları Hıristiyan oldukları için kabul etmemişiz. Araştırma ile ayrıca Türk tarihinin problemlerini ortaya çıkıyoruz. Iğdır’da erken demir çağına ait bulgular, Ağrı’da bir Urartu yazıtı bulduk. Erzurum müzesine kazandırdık. 3 bin yıllık bir yazıt. Bu yazıt çok önemli. Bilim dünyasına kazandırıldı. Bölgedeki bir Urartu merkezi ve sulama kanalları hakkında bilgi veriyordu. İngiltere’de yayınlandı.
250’den fazla yerleşim merkezi belirlendi. Kars Müzesi’ne verdiğimiz ilk tunç ve erken demir çağına ait çömlek var. Sağlam olarak tespit ettik. Önemli eserlerinden birisi. Erzurum Müzesi’ne verdiğimiz Urartu yazıtı var. Çok sayıda çanak çömlek parçası var. Ayrıca Erzurum Kalesi’nden elde ettiğimiz çok sayıda eser var" şeklinde konuştu

Yapılan çalışmalarda Anadolu ve Türk tarihi açısından önemli bilgilere ulaşıldığını belirten Doç. Dr. Ceylan, "En önemli özelliklerinden birisi Anadolu’nun kültür turizmine önemli bir katkı sağlayacaktır. Kitap incelendiğinde görülecektir ki, Anadolu, diğer illerle ilgili bildiğimizi sandığımız eserlerin çok az olduğunu, zengin bir kültür. 10 yılda bu çalışmayla kültür mirasımızın var olduğunu göreceğiz. Kültür turizmi ile ilgili gelen ekiplere nereleri gezdireceğimizi öğrendik. Turist rehberlerine konferans ve derslerle Anadolu kültür turizmine katkı sağlamaya çalıştık. Aynı zamanda çalışma bir okul vazifesi görmüştür. Turist rehberleriyle ilgili olarak 3 aylık bir çalışma yapılmıştır. Müzelerle beraber ortak konferanslar verdik. Çalışmanın çok ilginç bir noktası da ilköğretim 4 ve 5 sınıf öğrencilerine 48 konferans verdik. Türkiye’de bu bir ilktir. Bu çalışmaların amacı sadece bilgi toplamak bilimsel olarak kullanmak değil. Elde edilen bilgi ve bulguların ilköğretim seviyesine kadar halka ulaştırmaya çalışmak, paylaşmak çevreye ve kültür varlıklarına sevgi ve saygı duymalarını sağlamaya çalışmaktır" dedi.

Ceylan, 40 bilim adamı ile yaptıkları çalışmada ekibin içerisinde Türkiye’de Atatürk Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Erzincan, Kafkas ve İstanbul Üniversitesi’nden bilim adamları bulunduğuna dikkati çekti. Ceylan, ayrıca Azerbaycan’dan, Gürcistan’dan, Kazakistan’dan İngiltere ve İran’dan bilim adamları da projede görev aldığını kaydetti. Doç. Dr. Ceylan, daha sonra şunları söyledi:
"Bu kitabın ardından ikinci kitabım Doğu Anadolu’da Türk İzleri çalışması olacak. Ekim ayında çıkmasını planlıyoruz. Türkçe ve İngilizce çıkacak. Şu anda çalışmaları sürüyor. Milattan önce 3’ncü bininci yıla ait veriler var. Prof Dr. Ekrem Memiş, Anadolu’da Türk varlığı ile ilgili bir yazıta dayanarak bir yazı yayınladı. Ancak bu yazının arkeolojik kaynaklarla desteklenmesi gerekiyordu. Milattan önce birinci bin yılında Anadolu’ya gelen Kimmer ve İskit Türkleri’nin Anadolu’da varlıklarına ait, yazılı ve
arkelojik bilgiler var. Bulguları bu çalışmalar sırasında tespit etmiş bulunmaktayız. Bunu geniş bir şekilde kitapta vereceğiz. Bölgedeki çalışmalarda Urartularla ilgili önemli bilgiler elde ettik. Bölgede üzüm bağları yapmışlar, Erzincan’daki Cimin üzüm bağlarının temel noktası Urartular. Sulama göleti bulundu. Üzüm yetiştirmişler. Urartular, Türkler gibi Asnayik bir kavim. Ermeniler, Urartuların kendi ataları olduğu üzerine çalışıyorlar. Ama istediklerini bulamadılar. Urartu yazısı çözüldü, Ermenice ile hiçbir alakası yok. Ermeni Hint Avrupa dili, Urartu dili ise Asya dilleri arasında. Ermenilerin iddiaları zayıfladı. Ama buna rağmen Türkiye’de bazı aydınlar, Urartuları Ermenilerin atası olarak biliyor"

Reklamlar

Etiketler: , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: